Gerçegi insanlarin ölçüleri ile degil; insanlari gerçegin ölçüsü ile tani...

Gerçegi insanlarin ölçüleri ile degil; insanlari gerçegin ölçüsü ile tani... SELAMUN ALEYKÜM BlOGUMA HOSGELDINIZ

Gerçegi insanlarin ölçüleri ile degil; insanlari gerçegin ölçüsü ile tani...

Ayetler:

''Yaptiklari günahlari insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler.''

(Nisa-108)

-----------------------------------------

''Süphesiz bir millet kendilerindeki iyi hali degistirmedikçe Allah da onlara verdigi nimeti degistirmez.''

(Ra'd-11)

-----------------------------------------

''Mü'minlerin kalblerine Allah'in zikriyle Allah korkusundan dolmasi zamani gelmedi mi?...''

(Hadid-16)

-----------------------------------------

''Mal biriktiren ve onu sayip duran ve insanlari sözle ve isaretle ayiplayanin vay haline!''

(Hümeze-1)

-----------------------------------------

"Agizlariyla Allah'in nurunu söndürmek istiyorlar.Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan baskasini : istemiyor"

(Tevbe suresi-32)

-----------------------------------------

''Inkar edenlerin, bizi yeryüzünde aciz birakacaklarini sanmayasin. Varacaklari yer atestir. Ne kötü dönüstür?''

(Nur-57)

-----------------------------------------

''Hiç süphe yok ki Allah onlarin gizlediklerini de açikladiklarini da bilir.''

(Nahl-23)

-----------------------------------------

Allah’in sana gösterdigi sekilde insanlar arasinda hükmedesin diye sana Kitabi hak ile indirdik;hainlerden taraf olma!

(Nisa-105)

-----------------------------------------

“Topluca Allah’in ipine simsiki sarilin, parcalanmayin!”

(Al-i Imran 103)

-----------------------------------------

''...Ecelleri geldigi zaman onu ne bir an geri birakabilirler, ne de ileri alabilirler.''

(A'raf-34)

-----------------------------------------

''O sizi karanliktan nura çikarmak için üzerinize melekleriyle beraber rahmet edendir.O mü'minleri çok esirgeyicidir.'':

(Ahzab-43)

-----------------------------------------

"Ya Muhammed (S.A.V) Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini (harama bakmadan) sakinsinlar ve irzlarini korusunlar."

(Nur suresi,30)

-----------------------------------------

" Hakkinda Bilgin olmadigi seyin ardindan gitme.."

(Isra-36)

-----------------------------------------

" Allah’tan bagislanmani iste. Sübhesiz ki Allah Gafurdur, Rahimdir."

( Nisa – 106)

Hadisi-i Serif:

"Zulümden sakinin! Cünkü zulüm kiyamet gününde karanliktir!"

-----------------------------------------

“Insanlarin en hayirlisi, insanlara faydali olandir!”

-----------------------------------------

“Kim bir kardesini, bir günah sebebi ile ayiplarsa, o günahi islemedikce o kimse ölmez!”

-----------------------------------------

“Rabb’ini zikreden kimse ile Rabb’ini zikretmeyen kimsenin durumu , diri ile ölünün benzeri gibidir!”

-----------------------------------------

„Dünya sevgisi bütün yanilgilarin basidir!“

-----------------------------------------

„Kim bir kardesinin serefini korursa (ona yapilan giybeti reddederse) kiyamet gününde Allah atesi onun yüzünden cevirir.“

-----------------------------------------

''Allah-u Teala, yasindan ötürü bir ihtiyara saygi gösteren gence, yasliliginda hizmet edecek kimseler lutfeder.''

-----------------------------------------

''Büyük zorluklar içinde oldugunuz zaman -Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.- zikr-i cemiline devam ediniz.''

-----------------------------------------

Haksiz oldugunu anlayip mücâdeleden vazgeçen kimseye, Allahü teâlâ Cennetin kenar yerinde bir ev binâ eder.

-----------------------------------------

''Kim benim bir sünnetimi ihya ederse beni seviyor demektir. Kim de beni severse cennette benimle beraber olacak.''

-----------------------------------------

Namaz mü’mini Allah’a yaklastiran bir vasitadir.

-----------------------------------------

''Yemek yeyip veya su içtikten sonra, bunlara hamdeden kulundan Allah razi olur.''

29/9/2007 - MUTLU EVLİLİĞİN SIRLARI

> >>   Mutlu Evliligin Sirri (Esinizin icindeki kucuk kizi dusunmek ve ona gore davranmak)

> >>   Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı.
> >>  Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.

> >>Alaycı bir ses tonuyla:

> >>- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.

> >>- Hayır çikolata parası lazım!

> >>Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.

> >>- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

> >>- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.

> >>Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.

> >>- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?

> >>- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

> >>- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

> >>- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.

> >>- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

> >>- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

> >>Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.

> >>Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.

> >>- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

> >>Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.

> >>- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.

> >>Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

> >>- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.

> >>Adam çekingen çekingen oturdu yanına.

> >>- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?

> >>- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.

> >>- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?

> >>- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

> >>- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.

> >>- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

> >>- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.

> >>- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

> >>- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?

> >>- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim.
> >>Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?
> >>Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.

> >>- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor.
> >>Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?
> >>Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi
>olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

> >>- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?

> >>- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.

> >>- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

> >>- Küçük kızı severek.
> >>
> >>- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

> >>- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.

> >>- Nasıl yani ?

> >>- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz  şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

> >> Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam  boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi olmuşsun" demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

> >>- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona "bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

> >>- Hiç kavga etmezmisiniz siz?

> >>- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.  Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

> >>- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar.
>En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki  sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.

> >>- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum.
> >>Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.
> >> Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.
> >>Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu  ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir.


> >>Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan  ne kadar mutlu olabilirsin.

> >>- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.

> >>- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.


> >>Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu.

> >>Adam ayağa kalktı.

> >>- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.


> >>- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.


> >>- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.


> >>Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.

> >>- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.

> >>Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.

> >>Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu.

> >>- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.

> >>İnci hiç konuşmadı.

> >>- Sorsana "niye" diye.

> >>İnci kızgın kızgın:

> >>- Niye? Diye sordu.

> >>- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi  gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.

> >>- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.

> >>- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim  bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım"


> >>Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.

> >>- Özür dilerim seni kırdığım için.

> >>Sonra Bülent yere diz çöktü.

> >>- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme.

> >>- Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.

> >>İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.

> >>- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara  katlanabileceksin, dedi.

> >>Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü.


Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadasina Gönder!

2009-05-22 10:46:38 - ,,,

Yorum yazari: gulumcan
Güzel paylaşım.. Ufak konuşmalardan büyük dersler çıkarabilmek çok güzel..
Bunun bir örneği olmuş bu hikayede..

Esen kalın..
Baglanti

2009-03-05 03:11:22 - selam

Yorum yazari: abucum
selam ve dua ile
Baglanti

2008-01-11 01:34:51 - -----

Yorum yazari: gulumcan
Çok hoş bir yazı...
Paylaşım için teşekkürler
Baglanti

2007-11-11 11:05:02 - slm olsun

Yorum yazari: yoldaparkda
çok güzel bir yazı çok etkilendim ellerine sağlık allah razı olsun
Baglanti

2007-10-20 23:05:33 - selam :)

Yorum yazari: mustafa1yesil
Kalbin hangi arzuların özlemi ile çarpıyorsa hayat rüzgarların seni ona kavuştursun. mutlu hafta sonları bu ayın sitesi http://www.semaplaza.com/basla.html
Baglanti

Kayit: - Toplam:
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa

 


www.minare.net

Gerçegi insanlarin ölçüleri ile degil; insanlari gerçegin ölçüsü ile tani...

Ziyaretci Defteri

Dua edelim buyrun

Online Users :

Ziyaretci Sayisi:

Hit Counter

Baglantilar:

Son Yazilarim:

BAYRAM
MUTLU EVLİLİĞİN SIRLARI
Sahabenin Namaz Aşkı
tavan arasında'n...
Ramazan ayı | 30 hatırlatma
Kefenin Cebi
İyi Ki Varsın diyebilmek
Yaşayınca Anladım...
Aşk nedir...
Dost musun ?öyleyse canın canımdır..
ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM
SAKIN SANDIĞI BOŞ BIRAKMA
Daha Sevimlisi yok
ÖLÜM
İnsanlar Yağmura benzer
Sultan İbrahim Han
MÜFLİS KİMDİR?
ASIL SİZ TEVBE EDİN!
ALIŞ VERİŞTE İBÂDET
BİLDİKLERİ HALDE İNKÂR EDENLER
Imâm Ebû Yûsuf'un Hârûn Reşîd'e Nasihatı
Hakkin Sesi Olmaya Geldik
Kıyamet SURESİ
Şehirler Olmasa Anilarimiz Ölü Olurdu
Gece Geçilen Şehirler Işik Seli Gibidir

Son 5 Yorumlar:

,,,
selam
SelamünAleykum Din Kardeşlerim:)
Bayram Tebriği
merhaba
AŞK
selametle
s.a oriflame da kariyer yapmak için...
merhaba
-----

Filmler:

Zehranin Gözleri

Hz. Eyüp

Hz. Musa

Imam-ý Azam Ebu Hanife

Bize Nasýl kýydýnýz

Hz. Muhammedin Babasý

Sohbetler:

Ahmet Mahmut Ünlü

Radyo:

Lalegül FM

Bizim Radyo

Ibadet FM

Linkler:

ISLAMDA KARDESLIK
Cennet Cicegi
Lalegül FM
Itibar Haber
Hakyolu
Köklü Degisim

Firaset Net

Ayetler

Ibretli

Tevhidweb

Islam.de

Sevde

Islam Guide

Yesil Yol

Cennet Yolcusu

Sami Yusuf Forum

Gülay Pinarbasi

Hakikatweb

Genclere Özel

Islam yolculari

Ravda

Kaskir

Islamyurdu

Yeni Genclik

Harun Yahya

Misakonline

Islamisohbet

Menzil.net

Enfal

Yesrip

Gazeteler:

Samanyolu Haber

Milli Gazete

haber7com

Vakit Gazetesi

Yeni Asir Gazetesi

Günes

Sabah

Milliyet

Hürriyet

Yeni Safak

Türkiye